22 Ağustos 2009 Cumartesi

taşları yemek yasak


Ormanın derinliklerinde yürümekte olan bir avcı ağaçlardan biri üzerinde bir levha görmüş.


Levhanın üzerinde şu sözler yazılıymış:

Taş Yemek Yasaktır. Bu alışılmadık uyarı karşısında avcı meraka kapılmış.


Levhanın asılı olduğu ağacın önündeki ayak izlerini takip etmeye başlamış ve izlediği yol onu bir mağaraya götürmüş.


Mağaranın ağzında bir derviş oturmaktaymış ve avcı yeterince yaklaştığında konuşmaya başlamış: Zihnine takılan soruyu biliyorum.Şimdiye kadar taşları yemeyi yasaklayan bir uyarı levhası hiç görmedin,


çünkü insanların taş yemeye zaten ihtiyaçları yok.

İnsanları zaten yapmaya eğilimleri olmayan bir konuda uyarmak niye?


İnsanlar arasında taş yeme adeti yoktur, onlara yapmayacakları şeyi yapma demenin ne anlamı var?


Ancak şuna dikkat et: İnsanlar arasında adet haline gelmiş öyle davranışlar, öyle alışkanlıklar vardır ki,bunlar insan için tıpkı taş yemek gibidir.


Eğer zararı bakımından düşünürsen taş yemekten çok daha büyük tahribat yapan işlerdir bunlar.

Bunlar taş yemek kadar budalaca, insanın öz niteliklerine yabancı tutum ve davranışlardır.Eğer insanlar acınacak haldeyse, insanlar arasında zulüm, haksızlık, merhametsizlik, yozlaşma ve ihanet hüküm sürüyorsa bunun sebebi insanların sanki taş yermişçesine yedikleri bunca nesneden, taş yemeye mümasil tavırlardan doğmaktadır.


Senin levhayı gördüğün yerde bir pınar olmuş olsaydı ve ben oraya su zehirlidir yazmış olsaydım sen bunu manalı bir söz sayacak, yerinde bir uyarı kabul edecektin

.

Büyük bir ihtimalle de benim ayak izlerimi takip edip buraya gelmeyecektin. Çünkü yasaklanan şey senin aklına uygun gelecekti.

Gerçekte suyun zehirli olduğunu yazan insanın emrine uymuş olacaktın. Kendi aklına uyduğunu sanarak benim keyfime uygun davranmış olacaktın.


Ama orada taş yemeyi yasaklayan bir levha gördün ve acaba bunu hikmeti nedir diye kendine bir yol açtın

. Ben de sana insanların gerçekte yaptıkları birçok işte taş yemeye benzer davranışlar gösterdiğini ve aslına bakılırsa taş yediklerini söyledim.


Eğer söylediklerimi anladıysan aramızda hakikatın bir parçası tecelli etti.İşte Allah'ın insanlar için gönderdiği emir ve nehiyler böyledir.


İnsan ancak bu emir ve nehiylerle hakikatin nasıl tecelli edebileceğini öğrenebilir. Eğer Allah'ın emrettiği ve yasakladığı şeylerle ilk karşılaşan insan bunu tabi karşılarsa, aklına uygun bulursa bu emir ve nehiylerden hiçbir şey öğrenemez


. Ama bazı izleri takip edip bu emir ve nehiylerin nelere tekabül ettiğini öğrenebilirse hakikate varabilir. İnsanın taş yemeye ihtiyacı yok diyorsun.


Öyleyse şunu düşün:


İnsanın ihtiyacı olandan fazlasını elinde tutması kendisi için taş gibidir.

Bu yalnız mallar, servet,güç gibi nesnelerde geçerli değil.


Merhamet, şefkat, tevazu gibi şeyler için de böyle. Eğer herhangi bir şey insanların istifadesine açıksa ancak istifade edildiği kadar o «şey» olur,o şeyden istifade edilmezse artık o taştır ve gerçekten onu istifadeye konu etmeksizin kullananlar taş yemiş olurlar.


Sana yaramıyorsa bırak başkasına yarasın. Sana yaramadığı halde sen de olan hem senin hem başkasının aleyhinedir. Taşları yeme, taşları yemek yasak. (alıntı)

18 yorum:

Ceyda'nın Bahçesi dedi ki...

yüreğine sağlık nekadar güzel ve doğru bir hikaye.ellerine sağlık.

*ayliz* dedi ki...

ne güzel bir hikayeymiş paylaşım için çok teşekkürler farklı bir bakış açısından bakmamaıza vesile olduğun için canım sağolasın

hanife dedi ki...

çok doğru ablacım o kadar acayip şeyler yapıyoki insanlar taş yesek daha iyi artık haberleri izlemeye korkuyorum

içimdeki yolculuk dedi ki...

seviyorum böyle hikayeleri..neleri dile getiriyor ana fikri ne??modern hayata ayak uydururken özümüzden uzaklaştıgımız katılaştığımız sevgi ,şevkat merhamet duygularından yoksunlaştığımz..taş yiyenlerden olmamak dileği ileee

gül dedi ki...

çok güzel bir hikaye sevgiler..

ayfersultan dedi ki...

SA.Gerçektende insanlar bencil ben merkezinden uzaklaşsalar kimse sıkıntı çekmez..insan daima duyarlı olmalı..RABBİM cümlemize anlıyarak yaşamayı nasip etsin amin..paylşımın için sağol Havvanurum..A.E.O

SERRA dedi ki...

merhaba havvanur bana bıraktığın yorumla farkedildiğime sevindim açıkcası beni nasıl buldun bilmiyorum ama sen beni ilk fakeden kişisin teşekkür ederim 2 haftalık tatil sonrasında bilg. daki bağlantı sorunu derken sana cevap yazamadım güzel paylaşımlarda buluşmak dileğiyle.. hayırlı ramazanlar

tuğba dedi ki...

taş yemek günümüz dünyasının biz insanlara güzel diye empoze ettiği bir şey.biz saf insanlarda aldanıp bazen yiyoruz.yemiyenlere ne mutlu...

tatesal dedi ki...

Hayırlı günler arkadaşım.Yazıyı okudum ne kadar güzel ve anlamlı ..
Güzel bir iftargeirmen dileğiyle..

sinem dedi ki...

ne güzel anlatmışsın.

sinem dedi ki...

ne güzel anlatmışsın.

YAVRU KUŞUN ANNESİ ANNEKUŞ(*YASEMİN*) dedi ki...

Malesef farkında olmadan bile olsa taş yemişliğimiz var.

Sindiremiyoruz işte, sıkıntısı ağır oluyor:(

Güzeldi, teeşekkür ederiz.

Sevgiler

fisunlahersey dedi ki...

havvanurum nediyoooon canım eyimin,hangi dildn konuşuyo bu hatun deme bizim buraların dilinden canım,valla yazını okumadım bugün heç iyi deyilim okusamda bişi anlamıcam için okumadaım ama içimden geçtin bi gelim halini hatrını soriim dedim canımmm öpüyom seni gocaman gocaman

meliha dedi ki...

Harika bir hikaye canım benim paylaştığın için sağol
bu arada temizlik bittimi, nasılsın

meleklerim ve ben dedi ki...

Çok doğru ve anlamlı bir hikaye sağol Havvanurcum.

TAZE NANE dedi ki...

Çok güzel bir hikayeydi.
Sağol canım.
Sevgiler.

tugbatugba dedi ki...

canım hayırlı haftalar olsun....

fatma dedi ki...

CANIM SENİ MİMLEDİM